Home / Memleket Yollarında / GÜNEYDOĞU ANADOLU / Acının, Tarihin, Peygamberlerin Şehri, Şanlıurfa

Acının, Tarihin, Peygamberlerin Şehri, Şanlıurfa

Hiç konuyu dolandırmadan direk bir giriş yapalım, Şanlıurfa’yı gezmek için ideal süre üç günden az olmamalı. Mesela iki gün kesinlikle yetmiyor, o yüzden biz yeniden gideceğiz, doyamadık, doyamadık. Yapılacaklar listemizi tamamlayamamak dönüş yolunda gözümüzü arkada bırakmadı değil.

Gezi için mutlaka bir aracın olması şart bizce, kiralama yöntemini seçebilirsiniz. Birçok kurumsal firma Şanlıurfa Havaalanında size hizmet verebiliyor. Şanlıurfa öncesinde birkaç uyarımız olacak;

  1. Gittiğiniz her tarihi mekanda size orayı anlatacak çocuklar dolacaktır etrafınıza, ingilizce dilinde dahi anlatabiliyorlar. Her ne kadar bu şirin gözükse de bazen can sıkıcı olabiliyor. İletişim kurmayın demiyoruz ama mesafeli olmanızda fayda var.
  2. Bu maddeyi Şanlıurfa geneline kesinlikle yaymıyoruz. Gaziantep’de, Adana’da ve Kars’ta olduğu gibi yörenin çok misafirperver, arayan, soran, ikramda bulunan harika insanları var, aksini kesinlikle söyleyemeyiz. Fakat kadın cinslere sarkıntılık yapanların oranı burada biraz fazla, sadece dikkatli olmanızda fayda var.

Peki biz neler yaptık, nereleri gezdik ve neler tattık, neler aldık, işte liste;

Görmeden gelme;

  1. Balıklıgöl – Halil-Ür Rahman

Hikayesini tabi ki yazmayacağım aramızda bilmeyen yok sanırım ama oraya gitmeyen varsa hemen indirimli uçak bileti kolluyorsunuz ve oraya gidiyorsunuz. Oradaki tılsım bir başka, taşlara oturup şöyle bir ortalığı dinleyin, gözlerini kapatın bizi anlayacaksınız. Bunu yapabilmeniz için erken ya da geç saatleri tercih etmelisiniz tabi.

2. Göbeklitepe

Ahhh, ahhhh. Biliyorduk orada bir yenileme çalışması vardı ve kapalıydı yine de şansımızı deneyelim dedik çünkü buraya gelme amaçlarımızdan birisi de Göbeklitepe’yi görmekti. Özellikle geçen kış yaptığımız Çatalhöyük gezisinden sonra kesinlikle gitmeliydik ama güvenlik görevlileri kapısından 1 cm dahi içeri sokmadı bizi. 1 ay içinde bitecek dediler ama kontrol ettiğimde bu süre tekrardan 31.12.2017’ye kadar uzatılmış.

3. Şanlıurfa Arkeoloji ve Mozaik Müzesi

İkinci ahhh, ahhh dediğimiz kısımda burası. Vallahi de billahi de kestiremedik koca bir günü Harran ve çevresinde bitireceğimizi, Pazartesi de müzeler kapalı malum. Yukarıda dedik ya yine gideceğiz diye, işte sebepleri Göbeklitepe ve bu müzedir, böyle biline. Türkiye’nin en büyüklerinden, görülmesi ve sindire sindire gezilmesini tavsiye ettiğimiz enlerden.

4. Hz. Eyyüb Sabır Makamı

Hz. Eyyüb inzivaya çekildiği yer olarak rivayet ediliyor. Birçok inanan gelip dualar ediyor ve yasaklanmasına rağmen kısacıkta olsa namaz kılıyorlar. Hazreti Eyyüb’ün sabrının ödülü olarak Allah tarafından ona bahşedilen şifalı sabır suyu ise hala akmakta. Bizde bir şişe aldık ve ara sıra Bahar çayıma birkaç damla koyuyor sanırım 🙂

5. Şanlıurfa Tarihi Çarşısı

İtiraf etmeliyiz ki Gaziantep’in çarşısından daha renkli ve canlı geldi. Bir yerde bakırcılar, bir yer aktarlar, bir tarafta kuruyemişçiler, diğer tarafta dumanlı tüten ciğerciler. Gün içinde her daim hareketli ve sürekli alışveriş hali devam ediyor. Akşam erken saatlerde kapanıyor, dikkat edin.

6. Harran

Şehir merkezine 45 km uzaklıkta. Bizi de yanıltan aslında bu durum oldu, gider geliriz dedik ama gelemedik. Meğer Şanlıurfa’nın gerçek köyleri o taraflarda. Bir kere evlere mağara dediklerine bakmayın, o evler oraya özgü baya yaşam biçimi. Biz ekim ortasında sıcaktan dilimiz dışarıda gezerken Harran evlerinin içi serindi. Kültür turizmi amaçlı geziye açılan bu evlerde yöreye özgü yaşam biçimini, evin bölümlerini, evlerde kullanılan eşyaları ve araç gereçleri görebiliyorsunuz.

7. Harran Ulu Camii ve Üniversite

Yine Harran merkezde. Ulu Camii minare kalıntısı ve birkaç farklı kalıntıdan başka kalan bir şey yok aslında. Fakat bu hüznü ve aynı zamanda bilme dair bir tarihi görmek gerekir mi, bizce evet. Dünyanın ilk üniversitelerinden biri kabul edilen bu alanda bulunmanızı tavsiye ederiz.

8. Bazdaa Mağaraları

O kadar yolu gidiyoruz ama acaba boşa mı diye sorduk durdu yol boyunca fakat gittiğimizde adeta bir yer altı dünyası ile karşılaştık. Devasa boyutlarda ve git git bitmeyen mağaralarda dolaşmak biraz ürkütse de değdi. İyi ki yanımızda Elif ve arkadaşları bize rehberlik yaptı ve mağaralarda simgeleri, kuyuları farklı çıkışları görme fırsatımız oldu. Bu rehberliğini karşılığında köy bakkalından tatlıyı hak ettiler.

9. Han El-Ba’rur

Harran-Bağdat güzergahında kullanılan bir kervansaray imiş. Hikayesi ise oldukça ilginç, Ba’rur kelimesi Arapçada keçi pisliği demek çünkü hanı yaptıran kişi benden sonra burası ancak ahır olarak kullanılır diyerek bu ismi vermiş. Bazdaa mağaralarında olduğu gibi burasında da fazlasıyla keçi pisliği görebilirsiniz, üzgünüz maalesef ve zamana direnişte son anları gibi.

10. Şuayp Şehri

Yine sadece kalıntılar var ama köyde dolaşmak dahi güzel. Roma döneminden kalmış, Şuayp Peygamberden ismini alıyor ve yine makamı olarak ziyaret gören de bir yer.

11. Rumkale

Aslında Gaziantep’e bağlı ama biz Şanlıurfa gezimize dahil ettiğimiz için burada yazıyoruz. Sadece şu manzarayı çekmek için gittiğimiz kilometreyi ne siz sorun ne biz söyleyelim, iyisi mi kendiniz bakın. Şanlıurfa’ya kadar gelmişken arkadaş ziyaretini de bahane ederek çok sevdiğimiz Gaziantep’de konaklayarak sabah beyran çorbamızı içip tatlımız aldıktan sonra yola düştük. Düz gittik, uz gittik, yolu karıştırdık ama değdi mi, kesinlikle. Dönüş yolunda taze fıstık ile de kendimizi ödüllendirdik. Tarihi hikayesini Google amcaya sorun lütfen.

12. Halfeti

Bu kadar gezmişken  birde cittaslow listesi mi yapsak acaba? Evet, Halfeti’de bu unvana sahip. Burası da Birecik Barajından nasibini almış. Her şey çok güzelde o dağ tepesindeki otele izin veren makamlara ne demeli? Siz yine de gidin, sulara gömülmüş Ulu Camiyi fotoğraflayın, sokaklarında dolaşın, tekne turuna katılın ve tepedeki oteli gördükçe tez zamanda yıkıla diye dua edin.

13. Savaşan Köyü

Bir sır verelim mi size? Yazının ilk başında üç gün dedik, aslında onu siz dört olarak düşünün. Bir günün tamamını bu ıssız köyde kamp yaparak geçirin, bizim Şanlıurfa’ya yeniden gitmek için diğer sebebimizde bu. Diyeceksiniz ki ıssız bir köyde çadır kurup ne yapacağız tüm gün. Sizi bilmeyiz ama tura katıldığımız tekne önünde manevra yaparken aynı anda Bahar ile birbirimize bakmamız, heyecandan titreyen ellerimiz ve tekne dönene kadar tek kelime edemeyişimiz. Bunun başka bir açıklaması olamaz, orada çadır kurulacak.

Şimdi gelelim önemli nota, dikkat buyurun! Eğer Savaşan Köyünde zaman geçirmek istiyorsanız tekne kiralamanız en makul olanı ama bunu Halfeti’den değil Rumkale’den yapın Çünkü Rumkale ile karşı karşıya sayılırlar ve bu size daha az maliyet demek. Halfeti’den yapmak istediğinizde rakam 25 TL’lerden 120 TL’lere çıkıyor.

İkinci alternatif Halfeti’den buraya yol var, yok diyenlere inanmayın. Yapmanız gereken ilk önce yeni Savaşan köyüne gelmek sonra da toprak yolu takip etmek, oradaki köylüler yardımcı oluyorlarmış. Mış, miş diyoruz çünkü tekne kaptanı öyle dedi, harita da öyle diyor teyit edildi.

Ne Yemeli, Nerde Yemeli ?

Gittiğimiz yörede restoranlardan daha çok küçük lokantaları tercih ediyoruz ama Şanlıurfa’da bunu bozduk sayılabilir. Çulcuoğlu restorana gidiyorsunuz, Ahmet abiyi buluyorsunuz ve bizden selam söylüyorsunuz. İlk gün patlıcan kebabı yedik, şahaneydi. Ahmet abinin misafirperverliği de eklenince bir sonraki gün bizim için ayıracağı taze ciğerlere hayır diyemedik. Akşama kadar tükeniyormuş ve biz ancak akşam gelebilirdik. Bir sonraki akşam gittiğimizde ikramlarıyla bizi şımarttı durdu, onu nasıl unutabiliriz, tekrardan teşekkürler.

Ciğer için ikinci alternatif tarihi çarşıdaki dükkanlar. Masalarda hazır duran soğanlar, yeşillikler, biberler. İçeriden sokağa yayılan duman sizi masalardan birini oturtuyor. Bunu kaçırmayın.

Ne Alınır ?

Fıstık

Fıstık alın, evet burası Gaziantep değil ama Adıyaman ve Gaziantep sınırındaki yerlerde gayet güzel yetişiyor ve lezzetli.

İsot

İtiraf edeyim, yemeklere ve çorbalara atmadan yemeklerden tat alamaz olduk.

Kuruyemiş

Tarihi çarşı da bir sürü çeşit, bir sürü çeşit. Bahar alışveriş yaparken sanırım 5-6 avuç karpuz çekirdeği yedim. Kendimi kaptırdığımı anlayınca parasını ödemek için abiye yöneldiğimde ikramım olsun dedi, sağolsun. Çok güzel bir şeymiş karpuz çekirdeği, vallahi.

Bakırcılar Çarşısı

Anadolu’nun birçok şehrinde olduğu gibi el emekleri harika. Bahar buradaki cezveleri daha bir beğenerek bir tane aldı.

İpek Şallar, Kumaşlar ve Poşu

Kendimi Urfalı gibi hissetmek için poşu aldım başıma ve onunla Ankara’ya kadar geldim. İpek şalların renkleri Bahar’ı geçtim beni bile cezbetti. Bu renkli ipek şallardan bir tane almadan dönmeyin bence.

Doğu kültürünü seviyorum diyorsanız Şanlıurfa’sız bir gezi düşünmeyin. Bu güzellikler bize ait olduğundan dolayı çok şanslıyız bizce, hadi Urfa sizi bekler.

About admin

Check Also

Uzun Saçlının Yeri, Ordu

Karadeniz gezisine çıkan arkadaşlara sesleniyoruz. Türkiye’nin en huysuz ama en lezzetli çay molasının yerini önermek …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by moviekillers.com